Yönetim planı, karar usulü ve dava takvimi

Kat Mülkiyeti Kanunu'nda yönetim planı, kat malikleri kurulunun kararları ve ortak alan kullanımına ilişkin hükümler birlikte uygulanır. Yönetim planı, kanuna aykırı olmadığı ölçüde kat maliklerini bağlayan temel düzenlemedir. Bu nedenle kat mülkiyeti uyuşmazlıkları başlığında, talebin adı kadar dayandığı işlem ve tarafların hukuki sıfatı da önem taşır.

Taşınmaz uyuşmazlıklarında tapu sicili, imar ve proje kayıtları ile fiili kullanım çoğu kez birbirinden farklı bir görünüm sunar. İlk değerlendirme, metindeki tek bir cümleye değil; olayın başlangıcından bugüne oluşan kayıtların birbirini doğrulayıp doğrulamadığına dayanmalıdır.

Yönetim planı ve kurul kararları

Kat mülkiyeti rejiminde yönetim planı, bağımsız bölüm maliklerini bağlayan temel metindir. Genel kurul veya kat malikleri kurulu kararlarının usule uygun alınması, gündem, çağrı, oy oranı ve karar defteri düzeni önem taşır. Usulsüz kararların iptali için kanuni süreler kaçırılmamalıdır. Aidat artışı, ortak alan kullanımı ve yönetici seçimi gibi konular bu çerçevede değerlendirilir.

Ortak alan ve bağımsız bölüm kullanımı

Otopark, çatı, bahçe, sığınak, depo, dış cephe ve tesisat gibi alanların kullanımı çoğu zaman ortak alan tartışması doğurur. Bir malikin ortak yeri kendi kullanımına tahsis etmesi, proje dışı tadilat yapması veya diğer maliklerin kullanımını engellemesi halinde müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme talepleri gündeme gelebilir. Teknik proje ve yönetim planı birlikte incelenmelidir.

Arabuluculuk ve dava yolu

Kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Arabuluculukta aidat borcu, kullanım düzeni, tadilatın kaldırılması veya yönetim kararlarının uygulanması gibi konularda çözüm aranabilir. Anlaşma sağlanamazsa sulh hukuk mahkemesi başta olmak üzere görevli merci somut talebe göre belirlenir. Site yönetimleri bakımından düzenli belge ve karar arşivi büyük önem taşır.

Talebin ve usulün birlikte kurulması

Kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk gündeme gelir. Kararın iptali, aidat alacağı, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme taleplerinin görev ve talep yapısı aynı değildir. Aynı olayda birden çok yol teorik olarak mevcut olsa bile, her yolun delil standardı, görevli mercii, masrafı ve karşı tarafın savunmasına etkisi farklıdır.

Sağlıklı yaklaşım; talebi, karşı talep ihtimalini ve geçici çözüm gereksinimini birlikte görmektir. Bu üç alan karşılaştırılmadan başlatılan işlem, sonradan taraf veya talep düzeltmesini gerektirebilir.

Taşınmaz işleminde zaman çizelgesi

Kat malikleri kurulu kararına karşı dava süreleri, toplantıya katılma ve aykırı oy kullanma durumuna göre değişir; karar tarihinden itibaren altı aylık üst sınır da gözden kaçırılmamalıdır. Süre hesabında yalnız ilk olay tarihi değil, tebliğ, öğrenme, teslim, itiraz veya dönem sonu gibi ara tarihler de belirleyici olabilir.

Bildirim yapılacaksa muhatap, adres, içerik ve tebliğ biçimi sonradan ispatlanabilir olmalıdır. Süreleri yalnızca takvim notu olarak değil, hangi hakkı koruduğunu gösteren bir dosya çizelgesi olarak tutmak gerekir.

Sicil, proje ve fiili kullanım belgeleri

Yönetim planı, çağrı belgeleri, hazirun ve karar defteri, işletme projesi, ödeme kayıtları, mimari proje ile fotoğraf/video kayıtları karşılaştırılmalıdır. Belgelerin kaynağı, düzenlenme tarihi ve birbirleriyle bağlantısı açıkça gösterilmelidir; sonradan hazırlanmış özetler asıl kaydın yerini her zaman tutmaz.

Özellikle elektronik kayıtların değiştirilebilir yapısı gözetilerek, e-posta başlığı, zaman damgası, işlem kaydı, URL veya tebligat bilgisi korunmalıdır. Delil seti, iddiayı destekleyen kadar karşı tarafın ileri sürebileceği açıklamaları da test etmelidir.

Taşınmaz uyuşmazlığında öne çıkan riskler

Usulsüz çağrı veya karar defteri eksikliği, ortak alanı fiili kabule dayanarak kişiselleştirmek ve karar iptal süresini bekletmek en sık hata alanlarıdır. Bu alanlarda hızlı hareket etmekle hazırlıksız hareket etmek aynı şey değildir.

Somut olayda belge, süre ve güncel mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; ilk bakışta basit görünen ihtilafın farklı bir usul veya ispat sorununa dayandığı anlaşılabilir. Bu nedenle işlem öncesi değerlendirme, sonradan düzeltilecek eksik bir başvurudan daha işlevseldir.

Dosya hazırlanırken öne çıkan belgeler

  • Yönetim planı ve mimari proje
  • Toplantı çağrısı/hazirun/karar defteri
  • Aidat ve işletme projesi kayıtları
  • Arabuluculuk ve karar öğrenme tarihleri

Başlıca mevzuat çerçevesi

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
  • 2644 sayılı Tapu Kanunu ve Tapu Sicili Tüzüğü
  • 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu
  • 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun
  • Mevzuat Bilgi Sistemi: ilgili düzenlemenin yürürlükteki metni
  • 6325 sayılı Kanun ve dava şartı arabuluculuğa ilişkin yürürlükteki hükümler

Bilgilendirme notu: Bu yayın genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya görüş yerine geçmez. Somut olayın belge, süre, taraf ilişkisi, delil durumu ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.