Muacceliyet, ihtar ve faiz başlangıcının kurulması
Sözleşmeden doğan alacakta borcun muaccel olup olmadığı ve borçlunun temerrüde hangi tarihte düştüğü, Türk Borçlar Kanunu hükümleri ile sözleşmedeki vade düzenine göre belirlenir. Vade, ihtar ve karşı edimin ifası birbirinden ayrı kontrol edilir. Bu nedenle sözleşmeden doğan alacak ve temerrüt başlığında, talebin adı kadar dayandığı işlem ve tarafların hukuki sıfatı da önem taşır.
Borç ilişkisinde sözleşmenin kurulması, ifanın gerçekten gerçekleşmesi, ihtar ve zarar hesabı ayrı ayrı ispatlanmalıdır. İlk değerlendirme, metindeki tek bir cümleye değil; olayın başlangıcından bugüne oluşan kayıtların birbirini doğrulayıp doğrulamadığına dayanmalıdır.
Alacağın dayanağını belirlemek
Bir alacak talebinde öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin hangi sözleşmeye dayandığı belirlenmelidir. Yazılı sözleşme, sipariş, teslim tutanağı, fatura, banka dekontu, mesaj veya e-posta yazışmaları delil olabilir. Sözleşmenin konusu ve karşı edimin yerine getirilip getirilmediği netleşmeden takip veya dava açılması, borçlunun itirazını güçlendirebilir.
Temerrüt ne zaman başlar?
Borçlunun temerrüde düşmesi için vade, ihtar, sözleşmedeki ödeme tarihi ve borcun muaccel olup olmadığı incelenir. Bazı durumlarda belirli vade temerrüt için yeterli olabilir; bazı durumlarda ise borçluya ihtar gönderilmesi gerekir. Temerrüt tarihi, faiz başlangıcı ve tazminat hesabı bakımından belirleyicidir. Bu nedenle ihtar metni ve tebliği dosyanın omurgasını oluşturabilir.
Dava mı, icra takibi mi?
Alacaklı, doğrudan icra takibi başlatabilir veya dava yoluna gidebilir; ancak en uygun yol alacağın belgelerine göre değişir. Borçlunun itirazı halinde itirazın iptali, itirazın kaldırılması veya alacak davası gündeme gelebilir. Yanlış takip türü, tahsil süresini uzatabilir. Borçlar hukuku dosyalarında hız kadar ispat gücü de önemlidir.
Sözleşme dosyası nasıl hazırlanmalı?
Sözleşmeden doğan alacaklarda dava veya takip öncesi dosyanın kronolojik kurulması gerekir. Önce sözleşmenin kurulma tarihi, sonra ifa aşaması, teslim veya hizmetin tamamlanması, ödeme vadesi, ihtar, kısmi ödeme ve taraf yazışmaları sıralanmalıdır. Alacak kalemleri ana para, faiz, cezai şart, masraf ve varsa kur farkı olarak ayrılmalıdır. Bu hazırlık yapılmadan başlatılan takiplerde borçlu itirazı daha etkili hale gelir; mahkeme önünde ise alacağın hangi olaydan doğduğu belirsizleşebilir.
Talep öncesi hukuki yol haritası
İcra takibi veya alacak davasından önce alacak kalemleri ile ödeme geçmişi ayrıştırılır. Borçlu itirazının muhtemel içeriği, kullanılacak takip yolu ve ispat planı üzerinde etkili olur. Aynı olayda birden çok yol teorik olarak mevcut olsa bile, her yolun delil standardı, görevli mercii, masrafı ve karşı tarafın savunmasına etkisi farklıdır.
Sağlıklı yaklaşım; talebi, karşı talep ihtimalini ve geçici çözüm gereksinimini birlikte görmektir. Talep kalemleri ile hukuki sebep baştan ayrıştırılmazsa takip veya dava hem uzar hem de gereksiz tartışma alanı doğurur.
İfa, ihtar ve süre hesaplaması
Belirli vadede ihtar gerekip gerekmediği, belirsiz vadede ihtarın tebliğ tarihi, kısmi ödeme ve zamanaşımı hesabı somut sözleşme üzerinden yapılmalıdır. Süre hesabında yalnız ilk olay tarihi değil, tebliğ, öğrenme, teslim, itiraz veya dönem sonu gibi ara tarihler de belirleyici olabilir.
Bildirim yapılacaksa muhatap, adres, içerik ve tebliğ biçimi sonradan ispatlanabilir olmalıdır. Süreleri yalnızca takvim notu olarak değil, hangi hakkı koruduğunu gösteren bir dosya çizelgesi olarak tutmak gerekir.
Sözleşmesel ispat düzeni
Sözleşme, sipariş veya teklif kabulü, teslim/hizmet belgeleri, faturalar, ihtar, tebliğ kaydı, banka hareketi ve ayrıntılı faiz hesabı dosyaya bağlanmalıdır. Belgelerin kaynağı, düzenlenme tarihi ve birbirleriyle bağlantısı açıkça gösterilmelidir; sonradan hazırlanmış özetler asıl kaydın yerini her zaman tutmaz.
Özellikle elektronik kayıtların değiştirilebilir yapısı gözetilerek, e-posta başlığı, zaman damgası, işlem kaydı, URL veya tebligat bilgisi korunmalıdır. Delil seti, iddiayı destekleyen kadar karşı tarafın ileri sürebileceği açıklamaları da test etmelidir.
Borç ilişkisinde sonucu değiştiren başlıklar
Muaccel olmayan alacağı takip etmek, ihtarı yanlış adrese göndermek, kısmi ödemeyi mahsup etmemek ve kanuni/ticari faiz ayrımını yapmamak talebi zayıflatır. Bu alanlarda hızlı hareket etmekle hazırlıksız hareket etmek aynı şey değildir.
Somut olayda belge, süre ve güncel mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; ilk bakışta basit görünen ihtilafın farklı bir usul veya ispat sorununa dayandığı anlaşılabilir. Bu nedenle işlem öncesi değerlendirme, sonradan düzeltilecek eksik bir başvurudan daha işlevseldir.
Dosya hazırlanırken öne çıkan belgeler
- Sözleşme ve vade hükmü
- İfa/teslim/kabul belgeleri
- İhtar ve tebligat kaydı
- Ana para, mahsup ve faiz hesabı
Başlıca mevzuat çerçevesi
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (olaya göre)
- Mevzuat Bilgi Sistemi: ilgili düzenlemenin yürürlükteki metni
Bilgilendirme notu: Bu yayın genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya görüş yerine geçmez. Somut olayın belge, süre, taraf ilişkisi, delil durumu ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
E-posta