Ticari alacağın hesabı ve temerrüt zemini
Ticari alacakta sözleşmenin türü, mal veya hizmetin teslimi, cari hesap ilişkisi, vade ve faiz rejimi birlikte belirlenir. Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve 3095 sayılı Kanun'un hangi hükmünün uygulanacağı tarafların sıfatına ve işlem niteliğine göre değişir. Bu nedenle ticari alacak tahsili başlığında, talebin adı kadar dayandığı işlem ve tarafların hukuki sıfatı da önem taşır.
Ticari ilişkide sözleşme, şirket içi kayıt, ticari defter, fatura ve elektronik yazışmaların birbirini doğrulaması aranır. İlk değerlendirme, metindeki tek bir cümleye değil; olayın başlangıcından bugüne oluşan kayıtların birbirini doğrulayıp doğrulamadığına dayanmalıdır.
Alacağın dayanağını netleştirmek
Ticari alacaklarda ilk adım, alacağın hangi hukuki ilişkiye dayandığını belirlemektir. Satış, hizmet, eser, distribütörlük, bayilik veya cari hesap ilişkisi farklı sonuçlar doğurabilir. Fatura tek başına her zaman yeterli olmayabilir; teslim belgesi, mutabakat, e-posta yazışması, sipariş formu ve banka hareketleri dosyayı güçlendirir. Alacak kalemleri ve faiz başlangıcı açık hesaplanmalıdır.
Arabuluculuk, dava ve icra dengesi
Ticari davalarda bazı talepler bakımından dava şartı arabuluculuk zorunludur. İcra takibi ise alacağın türüne göre doğrudan başlatılabilir; ancak itiraz halinde süreç dava veya icra mahkemesi aşamasına dönebilir. Alacaklı, hızlı tahsil isteği ile sonraki ispat yükünü birlikte düşünmelidir. Borçlunun malvarlığı, ödeme gücü ve ticari ilişki geçmişi de stratejiyi etkiler.
Temerrüt ve faiz hesabı
Ticari alacaklarda temerrüt tarihi, faiz türü ve oranı önemli uyuşmazlık başlıklarıdır. Sözleşmede vade varsa temerrüt değerlendirmesi farklı; vade yoksa ihtar veya fatura tebliği önem kazanabilir. Faiz, kur farkı, cezai şart ve tahsil masrafları açıkça ayrıştırılmalıdır. Yanlış hesaplanan takipler, itiraz riskini artırır ve tahsil sürecini uzatabilir.
Ticari ilişkinin çözüm rotası
İcra takibi, doğrudan dava veya dava şartı arabuluculuk sonrası itirazın iptali seçenekleri, belgenin gücüne ve borçlunun olası itirazına göre seçilir. Tahsil hedefi ile ispat stratejisi aynı anda kurulmalıdır. Aynı olayda birden çok yol teorik olarak mevcut olsa bile, her yolun delil standardı, görevli mercii, masrafı ve karşı tarafın savunmasına etkisi farklıdır.
Sağlıklı yaklaşım; talebi, karşı talep ihtimalini ve geçici çözüm gereksinimini birlikte görmektir. İlişki sürerken düzenlenmeyen kayıtlar, uyuşmazlık çıktığında ispat maliyetini ve tahsil süresini artırır.
Şirket ve ticari işlem takvimi
Vade belirli ise temerrüt başlangıcı farklılaşabilir; belirsiz vadede ihtar ve tebliğ önem kazanır. Ticari dava ve icra yolunda zamanaşımı, arabuluculuk ve itiraz sonrası süreler ayrı izlenir. Süre hesabında yalnız ilk olay tarihi değil, tebliğ, öğrenme, teslim, itiraz veya dönem sonu gibi ara tarihler de belirleyici olabilir.
Bildirim yapılacaksa muhatap, adres, içerik ve tebliğ biçimi sonradan ispatlanabilir olmalıdır. Süreleri yalnızca takvim notu olarak değil, hangi hakkı koruduğunu gösteren bir dosya çizelgesi olarak tutmak gerekir.
Ticari kayıtların ispat değeri
Sipariş, teklif kabulü, sözleşme, fatura, irsaliye, teslim/kabul tutanağı, cari hesap, mutabakat, e-fatura ve yazışmalar aynı hesap tablosuna bağlanmalıdır. Belgelerin kaynağı, düzenlenme tarihi ve birbirleriyle bağlantısı açıkça gösterilmelidir; sonradan hazırlanmış özetler asıl kaydın yerini her zaman tutmaz.
Özellikle elektronik kayıtların değiştirilebilir yapısı gözetilerek, e-posta başlığı, zaman damgası, işlem kaydı, URL veya tebligat bilgisi korunmalıdır. Delil seti, iddiayı destekleyen kadar karşı tarafın ileri sürebileceği açıklamaları da test etmelidir.
Ticari dosyada karar kalitesini etkileyen noktalar
Fatura tek başına her zaman teslim ispatı değildir. Kur farkı, faiz, cezai şart ve tahsil masrafını ana alacakla karıştırmak, talebi gereksiz itiraza açık hale getirir. Bu alanlarda hızlı hareket etmekle hazırlıksız hareket etmek aynı şey değildir.
Somut olayda belge, süre ve güncel mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; ilk bakışta basit görünen ihtilafın farklı bir usul veya ispat sorununa dayandığı anlaşılabilir. Bu nedenle işlem öncesi değerlendirme, sonradan düzeltilecek eksik bir başvurudan daha işlevseldir.
Dosya hazırlanırken öne çıkan belgeler
- Sözleşme-sipariş ve teslim zinciri
- Fatura/cari hesap/mutabakat
- Vade ve ihtar kayıtları
- Ana para-faiz-kur farkı hesabı
Başlıca mevzuat çerçevesi
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
- Mevzuat Bilgi Sistemi: ilgili düzenlemenin yürürlükteki metni
- 6325 sayılı Kanun ve dava şartı arabuluculuğa ilişkin yürürlükteki hükümler
Bilgilendirme notu: Bu yayın genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya görüş yerine geçmez. Somut olayın belge, süre, taraf ilişkisi, delil durumu ve güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
E-posta